agatha-christie-olum-sessiz-geldi
Kitap Yorumları

Agatha Christie Romanları / Ölüm Sessiz Geldi Yorumu

Polisiye roman dendiğinde ilk akla gelen isim şüphesiz Agatha Christie. Uzun zamandır okumak istediğim bir yazar olarak bir köşede cinayet alfabesi kitabı bekliyordu. Yazarın ilk kitabı olan Ölüm Sessiz Geldi kitabını bir türlü alamadığım için Cinayet Alfabesini de okumak istemedim. Sonunda Ölüm Sessiz Geldi kitabını bulabildim ve aldıktan iki gün sonra kitabı yarım günde bitirdim.

Benim için tam haz aldığım türden bir polisiye romandı. Bir köşk, köşkte öldürülen bir kadın ve ev halkından kimin katil olduğunu bulma süreci. Tam anlamıyla “Katil Uşak mı?” klişesinin karşılığı bu kitap. Polisiye roman okumayı sevip hala Agatha Christie kitaplarını okumamış olanlar için yazarın ilk kitabı olan Ölüm Sessiz Geldi hakkındaki düşüncelerimi kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum.

Film Önerileri | Gerçek Hayattan Uyarlanan 10 Film Önerisi

Ölüm Sessiz Geldi yazarın ilk kitabı. Bu kitabı yazar kız kardeşi ile girdiği bir iddia sonucu yazıyor. Aslında Agatha Christie daha önce de bir kaç öykü ve roman yazıyor. Hatta katıldığı bir radyo programında bu yazdıkları için uzun ve sıkıcı ifadelerini kullanıyor. Kız kardeşinin “Bahse girerim sen iyi bir dedektif öyküsü yazamazsın” demesi üzerine yazar ilk kitabını yazmaya başlıyor.

olum-sessiz-geldi-agatha-christie

Agatha Christie romanlarının en güzel tarafı romanın başında karakter listesine yer vermesi. Romanı okurken bir anda karakterlerin isimleri bende karışabiliyor ve tekrar geçmiş sayfalara dönmek zorunda kalabiliyordum. Bu kitapta karakter listesinin olmasını bu yüzden çok sevdim.

Ölüm Sessiz Geldi Romanı Konusu

Romanda Styles Köşkü’de yaşanan bir cinayet ele alınıyor. Okumayı düşünenler için fazla ayrıntıya girmeden flu bir şekilde anlatmaya çalışayım. Styles köşkünde John Cavendish, eşi Mary, erkek kardeşi Lawrence, John’un üvey annesi Emily ve Emily’in John’un babası öldükten sonra evlendiği kocası Alfred ve Emily’in himayesinde olan genç kız Cynthia hep birlikte yaşıyorlar.

John’un arkadaşı Hasting askerde yaralanıyor ve İngiltere’ye dönüyor. İngiltere’de eski arkadaşı John ile karşılaşıyor. John eski arkadaşı Hasting’i bir süre köşklerinde kalması için davet ediyor. Hasting’in köşke gitmesinin ardından köşkte bir cinayet işleniyor. Köşkte zehir kullanılarak işlenen cinayetin ardından olaylar başlıyor.

Agahta Christin romanlarının ünlü dedektifi Poirot yazarın ilk romanında Hasting’in daha önceden tanıdığı bir arkadaşı olarak karşımıza çıkıyor. Tesadüf eseri Köşk halkını da tanıyan dedektif Hasting aracılığı ile davaya dahil oluyor.

Ölüm Sessiz Geldi Romanı Yorumu

Ölüm Sessiz Geldi romanının Agatha Christin’in ilk romanı olduğunu düşününce ilki bu kalitedeyse diğerleri nasıldır diye aklımdan geçirmeden edemiyorum. O kadar akıcı bir roman ki elinizden bırakamıyorsunuz. Romandaki karakterlerin tek tek anlatılması ve katili bulma sürecinde okurken sürekli kendi içinizde katilin kim olduğuna dair teoriler üretmeniz romanla aranızda bir bağ oluşturuyor.

Her yeni bölümde aklınızdaki katil biranda değişiveriyor. Ölüm Sessiz Geldi kitabının kurgusu ve anlatım dili yönünden çok sevdim. Eğer polisiye okumayı sevmiyorsanız bu kitaptan sonra polisiye bağımlısı olabilirsiniz.

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...